Fakültemiz

İstanbul Üniversitesi Beyazıt ana kampüsünde yer alan Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde eğitim faaliyeti 2006 yılından itibaren 3 bölümlü – Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, İşletme- olarak sürmektedir. Fakültemiz bünyesinde yer alan Öğretim Üyelerinin 32'si Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nde, 27'si Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde ve 17'si ise İşletme Bölümü'nde bulunmaktadır. Ayrıca Fakültemizde tüm bölümler itibarıyla 24 Araştırma Görevlisi yer almaktadır. 

Fakültemizde öğrencilerin yıl içerisindeki çalışmalarına ağırlık veren bağıl değerlendirme uygulaması ve harfli not sistemi geçerlidir. Ayrıca Fakültemizin Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümlerinde 1 yıllık zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı uygulaması bulunmaktadır. Ayrıca her iki bölümde de İngilizce destekli öğretim yapılmaktadır. Bu bölümlerde temel öğretim dili Türkçe olmakla birlikte her iki bölümde de öğrenci lisans programı derslerinin en az yüzde 30’unu İngilizce derslerden tamamlamaktadır.

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü kazanan; ancak İngilizce hazırlık sınıfında başarılı olamayan öğrenciler, “Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Yabancı Dille Eğitim-Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik” ve “İstanbul Üniversitesi Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği” hükümleri gereğince ÖSYM tarafından zorunlu İngilizce öğretim yapılmayan eşdeğer ya da yakın bir başka programa yerleştirilirler.

Fakültemiz müfredatına ebs.istanbul.edu.tr adresinden ulaşılabilir.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin – o zamanki adıyla Siyasal Bilimler Fakültesi – kuruluş kararı, 13 Ekim 1977 tarihinde toplanan Üniversite Senatosu’nda alınmıştır. Senato, Fakülte’nin kuruluş görevini Hukuk Fakültesi’ne vermiş ve gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra Hukuk Fakültesi’nden ayrılan 7 Öğretim Üyesi, 26 Nisan 1979 tarihinde Siyasal Bilimler Fakültesi’ni kurmuşlardır. Fakültemizin kurucu Öğretim Üyeleri arasında Prof. Dr. Tarık Zafer TUNAYA, Prof. Dr. Ümit DOĞANAY, Prof. Dr. Aydın AYBAY, Doç. Dr. Murat SARICA, Doç. Dr. A. Ülkü AZRAK, Doç. Dr. İzzettin DOĞAN ve Doç. Dr. Ersan İLAL yer almışlardır.

  

Bu önemli isimler arasında yer alan ve Türkiye’de çağdaş Siyasal Bilimlerin kurucularından biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Tarık Zafer TUNAYA, Fakültemizin kuruluşunun da fikir babası olmuştur. Aynı zamanda Prof. Dr. Tarık Zafer TUNAYA, Fakültemizin “Kurucu Dekanı” olarak seçilmiştir. Siyasal Bilimler Fakültesi, 1979 yılının Kasım ayında 146 öğrencisiyle öğrenime başlamıştır. Fakültede öğrenim ilk yıl Hukuk Fakültesi’nce tahsis edilen bir dershanede yürütülmüş; ertesi yıl ise Fakültemiz, Bekirağa Bölüğü olarak bilinen ve günümüzde öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tarihi binaya taşınmıştır.

Öte yandan Siyasal Bilimler Fakültesi, İktisat Fakültesi’nden katılan Öğretim Üyeleriyle birlikte kadrosunu daha da güçlendirmiştir. Fakültemizin Yüksek Lisans ve Doktora programları ise 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde açılmış ve bu sayede lisansüstü öğretime de başlanmıştır. Fakülte, lisans düzeyindeki ilk mezunlarını ise 1983 yılında vermiştir. Kurumumuzdan mezun olan öğrencilerin Kaymakamlık sınavlarına girebilmesi için, Fakültemizin adı ilgili kanun ile uyumlu hale getirilerek 22 Mayıs 1986 tarihli bir yasayla ise Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak değiştirilmiştir.



Esasen 3 bölümle kurulan Fakültemiz, askeri yönetim döneminde YÖK tarafından verilen bir kararla tek bölüme indirilmiş ve uzun süre bünyesinde yalnızca Kamu Yönetimi Bölümü’ne yer vermiştir. 1991 yılında ise 3 bölümün -Maliye, Uluslararası İlişkiler ve İşletme- eklenmesiyle 4 bölümlü; 1992 yılında İktisat Bölümü’nün açılmasıyla 5 bölümlü hale gelmiştir. 29 Nisan 1999 tarihinde İstanbul Üniversitesi Senatosu, Üniversite bünyesi içerisinde aynı isimleri taşıyan fakülte ve bölümlerin bulunduğu gerekçesiyle Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin İktisat, İşletme ve Maliye bölümlerini kapatmıştır. 1999-2000 eğitim ve öğretim yılında, yalnızca Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerine öğrenci alınmış; 2006 yılında ise İşletme Bölümü tekrar açılmıştır. 2006 yılından itibaren fakültemiz, 3 bölümlü -Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, İşletme- olarak faaliyetini yürütmektedir.


Tarihi Fakülte Binası (Bekirağa Bölüğü)


Siyasal Bilgiler Fakültesi binasının yapısal tarihçesi, 1841-1843 yılları arasında Osmanlı yöneticileri tarafından İtalyan mimar Gaspare Trajano Fossati’ye deneme için yaptırılan iki tuğla binadan biri olan Bab-ı Seraskeri Hastanesi’ne dayanmaktadır. Bugün Fakültemizin kullandığı tarihi bina Osmanlı döneminde halk arasında Bekirağa Bölüğü olarak anılmaktaydı. Bekirağa Bölüğü, önce Seraskerlik (Bâb-ı Seraskerî) sonrasında ise Harbiye Nezareti binasının müştemilatı olarak kullanılmıştır. Orijini itibarıyla binanın resmî adı ise İstanbul Muhafız Dairesi’dir. Bina içerisinde o dönemde bir hapishane de yer almıştır.


 

Bekir Ağa (1817-1887), sert kişiliği ve acımasızlığı ile tanınmış ve döneminde İstanbul Muhafız Kumandanı olarak görev yapmıştır. “Alaylı” olarak tabir edilen çekirdekten yetişme bir asker olan ve Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın himayesinde İstanbul’a gelen Bekir Ağa, 1872 yılında Seraskerlik Dairesi’nin hapishanesine Müdür olarak atanmıştır. Bekir Ağa ve bölüğü, acımasızlığı, ölçüsüz şiddet kullanması ve etrafına dehşet saçmasıyla ün yapmış ve bu nedenle bina halk arasında Bekir Ağa’nın ismi ile anılmaya başlanmıştır. Bina, uzun yıllar amacına uygun olarak tutukevi olarak kullanılmış ve azılı suçluların, asker kaçaklarının ve siyasi tutukluların bulunduğu bir yer olmuştur. Ayrıca Bekirağa Bölüğü, II. Abdülhamit döneminin baskıcı yönetimine başkaldıran Jön Türkler’in tutuklanmasına ve buradan sürgüne gönderilmesine tanıklık etmiştir.

  


II. Meşrutiyet döneminin başlangıç tarihi olan ve Anayasa’nın yeniden yürürlüğe konulduğu 23 Temmuz 1908’den sonra ise bütün tutuklular serbest bırakılmıştır. Ancak bina, kısa süre sonra bu kez Meşrutiyet yönetimini elinde tutan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, muhaliflerini hapsettirdiği bir yer haline gelmiştir.

Dünya Savaşı’nın ardından ise Saray ve işgal kuvvetleri, Osmanlı Devleti’ni savaşa sokmakla sorumlu tuttukları ve yakalayabildikleri İttihat ve Terakki Cemiyeti yöneticilerini binaya hapsetmişlerdir. Yine son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin işgal kuvvetlerince kapatılması sonrasında tutuklanan milletvekillerinin de bir kısmı da burada hapsedilmiş ve sonrasında ise Malta’ya sürgüne gönderilmişlerdir. Bina, İstanbul’un kurtuluşu tarihi olan 6 Ekim 1922’ye dek işgal karşıtı ve bağımsızlık yanlısı Kurtuluş hareketinin üyelerinin de hapsedilmesine tanıklık etmesi itibarıyla ün yapmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta henüz 1919 yılında Samsun’a hareket etmeden birkaç gün önce, bu binaya gelerek Fethi (Okyar) Bey gibi bazı arkadaşlarını ziyaret ettiğini ve onlara bazı düşüncelerini açıkladığını yazmaktadır. Kısacası bina, yapıldığı günden İstanbul’un 1922’de kurtarılmasına dek korku salan bir tutukevi olarak kullanılmıştır. Ankara’nın başkent olmasından sonra, Harbiye Nezareti müştemilatından olan Bekirağa Bölüğü, İstanbul Darülfünunu’na devredilmiştir. Sonrasında bina uzun yıllar Tıp Fakültesi tarafından kullanılmış ve Tıp Fakültesi kliniklerinin yeni binalarına geçmesinin ardından içerisinde gereken onarım ve değişiklikler yapılarak Fakültemize tahsis edilmiştir.


Fakülte Heykeli

Fakültemizin simgesi haline gelen heykel, uluslararası bir sanatçı olan İran asıllı heykeltıraş Ahad Hüseyni tarafından bina içerisinde yapılmıştır. Sanatçı eserini kendi kalemiyle şöyle anlatmaktadır: “Esasında, bu heykeli yalnız insanları anlatmak için yaptım. Bu heykel, yaşadığımız dünyanın gerçek görüntüsüdür ve herhangi bir siyasi yönü yoktur. Bu heykelde, yaşlı fakat akıllı ve efkârlı bir insanı elindeki küreye dalmış olarak görmekteyiz. Eğer dikkat edilirse yaşlı adamın yüzünün sağ tarafında kötümser, sol tarafında ise iyimser bir ifade görülür. Ayrıca, karşıdan bakıldığında efkârlı ve ümitli bir görüntü vermesine çaba gösterilmiştir. Kürede ise, dünyanın her yanındaki zorluklar gösterilmek istenmiştir. Ben, bu zorlukların sona ereceği ümidi ile dünyanın etrafını bir sulh halesi ile sardım. Bu armağanı kabul edeceğinize inanıyorum.”

Bu bölümde Fakültemizin kurumsal kimlik öğelerine erişebilirsiniz. 

1. Fakülte Logosu 


Fakülte logosunun yüksek çözünürlüklü vektörel çizimi ve arkaplansız versiyonunu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

sbf-vektorel-logo.zip

2. İstanbul Üniversitesi Kurumsal Kimlik Öğeleri 


http://unibasin.istanbul.edu.tr/tr/content/kurumsal-kimlik-klavuzu/kurumsal-kimlik-kilavuzu